Akyaka

Akyaka’ya geliyorsanız, cenneti yaşamaya hazırlanın. Bir tarafta tüm güzelliğiyle Gökova ovası, diğer tarafta mavi yolculuğun değişmez adresi Gökova Körfezi bütün muhteşemliğiyle gözlerinizin önüne serilecek. Etrafınızda yemyeşil çam ormanları, gözünüz alabildiğince Gökova körfezinin dantel gibi işli koyları aklınızı başınızdan alacak.

Antik yüzyıllardan beri yerleşim yeri olduğuna inanılan Akyaka, son yıllara kadar gözlerden uzak küçük bir balıkçı köyüydü. Akyaka’nın popülerleşmesi 1970’lere dayanır. O yıllarda küçük çaplı da olsa turizm faaliyetleri başlamıştır.

Akyaka'nın eşsiz doğası, yaz kış kesilmeyen meltemi ziyaretçilerin burada yazlık evler ve turistik tesisler inşa etmelerinin en önemli sebeplerindendir. 1980'lerdeki turizm patlamasıyla Akyaka "turistik belde" haline gelmiştir.

Akyaka köyü ödüllü mimar Nail Çakırhan'ın Muğla usulü mimarisiyle ünlenmiştir. Evler Osmanlı-Yunan stillerinin birleşiminden oluşur ve kışın sıcak yazın serindir. Orijinal tasarımların yıllar içinde değişmesine rağmen, köy güzelliğini günümüze kadar korumayı başarmıştır.

Son yıllardaki popülerleşmeye rağmen, Akyaka nefes kesici manzarasıyla ve bozulmamış doğasıyla ziyaretçilerini kendine aşık etmeye devam etmektedir.